
"There is no map to human behaviour.."
İlk dövmem.. Devamının seneler sonra da olsa geleceğinden eminim.. Dedikleri gibi, bir çeşit bağımlılık bu sanırım.. İlkini yaptırdıktan birkaç ay sonra başladım ikincisini düşünmeye.. Nasıl bir şey olur? Nerede olur? Son zamanlarda duruldum gerçi, bununla yarışabilecek, eşit derece taşımaktan hoşlanabileceğim başka bir şey gelmiyor aklıma.. Bir de zor aslında benim gibi biri için "ikincisini" seçmek, istemeyi sürdürmek, emin olmak.. Gerçekten sevdiğim şeyler genelde tek olmuştur bende.. Yani ikincisini, üçüncüsünü çoğu zaman bulamam, bulmak da istemem.. En basitinden küpe.. Senelerdir aynı çifteleri kullanıyorum.. Çok gezindim sağda solda alternatif çiftler bulabilmek için.. Ama sahip olduğum şeyi seviyorsam mümkün değil yedeğini veya alternatifini bulamıyorum.. Bazen alıyorum bir şeyler ama bir kere bile kullanmıyorum.. Başka hiçbir şey sahip olduğum şeyden daha güzel veya en azından onun kadar güzel gelmiyor bana bir türlü.. Şimdi dövmem için de aynı şeyleri hissediyorum.. Sanki daha az sevdiğim, daha az inandığım veya istediğim bir şeyi yaptıramazmışım gibi geliyor.. Ama diğer yandan başka hiçbir şeyi ilki kadar sevemeyeceğimi ve isteyemeyeceğimi de biliyorum.. İnsanlarla bile yaşıyorum aslında çoğu zaman aynı durumu.. Bir tek şeye odaklanıyorum uzunca bir süre ve eşdeğer bir şeyler bulamıyorum, daha doğrusu aramıyorum çoğu zaman..
"Bu dövmeyi koluna yaptırdıysan her şeye açık olmalısın öyleyse, her şeyi anlayabilmelisin" diyen oldu..
"Bu dövmeyle kendini ve yaptıklarını gerekçelendirmeye çalışıyorsun sanırım sen" diyen oldu..
"Gerçekten de insan davranışlarının haritası yok mudur sence?" diyen çok oldu..
"Bence insan yazı yazdırmamalı, 2 sene sonra bir şey ifade etmez" diyen de oldu..
Bense her koluma baktığımda gülümsüyorum ve bir kere daha hissediyorum bundan daha fazla seveceğim ve doğru bulacağım bir şey daha olamayacağını.. Sanırım yaptığım en mutluluk verici şeylerden biriydi benim için.. Üniversiteye girdiğim andan beri yoğun olarak bir şeylere anlam vermeye ve bir şeyleri çözümlemeye çabalıyorum.. Yani daha öncesinde de aklımı dolduran şeyler özellikle bu dönemden itibaren kuvvetlenmeye ve daha fazla yer kaplamaya başladı galiba.. Pek çok insan tanıdım, bir kısmı günlerce, bir kısmı ise yıllarca kafamı kurcaladı.. Sonunda pek çoğunu kafamda çözümleyebildim az çok.. Ama kendimi ve kendi davranışlarımı kısmen bile olsa çözümlemeyi beceremedim çoğu zaman.. "Kendimi" veya "ruh halimi" demem çok yanlış olur aslında.. Kendimi anlıyorum, kendisini dinlemeyi, hissettiklerini bir oyun gibi analiz etmeyi ve nedenlerini bulmayı seven biriyim.. Ama davranışlar.. Davranışlarım.. Her zaman şaşırttı beni.. Bir durum söz konusu olduğunda, her hangi bir şey, düşünürüm, ne hissettiğimi ve ne istediğimi düşünürüm, bulurum.. Anlamış olmanın verdiği rahatlıkla uyurum çoğu zaman.. Ama ertesi sabah güne başladığımda ardı ardına sergilediğim davranışları anlamlandırmak gerçekten güç oluyor.. Hissettiklerimi, sorunları, isteklerimi bir araya getirip kendime bir davranış haritası oluşturup duruyorum, bunu sürekli yapıyorum ama haritadaki rotayı tutturmayı hiçbir zaman becerememişimdir.. Bir noktadan sonra mutlaka kaybolmuşumdur..
Bu dövmeyi yaptırmamın nedeni yakın çevremi maruz bıraktığım olumsuz ve şaşırtıcı patlamaları gerekçelendirmek, "Napabilirim ki, ben böyleyim işte" demek olmadı asla..
Veya bunu yaptırırken şöyle bir iddiam da olmadı başkalarının söylediği gibi: "İnsan davranışlarının haritası yoktur, kestirmek imkansızdır.. Karşılaşabileceğim her türlü davranışı algılayabilirim ve anlayabilirim bu yüzden".. Hayır.. Benim için dünyanın en doğru ve anlamlı sözlerinden birisi yine de.. Her baktığımda bana beni anlatıyor.. Ve kendime her aşırı yüklenişimde bana ağırdan almamı söylüyor.. Sadece bu.. Bana bir çeşit huzur veriyor..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder